7 Ağustos 2012 Salı

sohbet


Uzun zamandır hem giremediğimden, hem de tembelliğimden yazmadım sana blog...

Murat, bugün de baktım yazmamışsın dedi. Sevindim gurur duydum ta ki Hilal ile yaptığımız telefon konuşmasına kadar...

  Arkadaşıma evlilik yıldönümümüzle ilgili ayrıntıları anlatırken birden, off yaa yazsana kardeşim ne güzel öğreniyorduk neler olup bittiğini dedi. Kaldım...
Tabi yaa, evde neler olup bittiğini öğrenmek için, yaz diyor Murat....

Evlilik yıldönümümüzden başlayayım; ilk kez dışarıda kutladık daha doğrusu ilk kez kutladık. Gerçi aşırı sıcaktan dolayı bir de ziftleneceğiz diye dışarıda oturup, klima nimetinden de yararlanmayınca, sevgili Murat ; ya bu yediklerimizi eve de söyleyebilirdik diyerek günün anlam ve önemini belirtti. Daha da bişiycik demem, anlayan anlamıştır !!!

Ayrıca her sene olduğu gibi gül getirmiş bana, tek ve kutuda...Niyeti iyi olduğundan ses etmiyorum tabi, yoksa bilir gül sevmediğimi ya da biliyor sanıyorum, en azından okur ama yine bilmiyor gibi yapabilir gerçi okuyup öğrendiği için değil, sayesinde yaşanan kriz sebebiyle bir daha hiç kırmızı gül almayabilirim. Çünkü; bütün gün babasını bekleyen Berk, elinde gül ile içeri giren ve direkt benimle ilgilenen babası yüzünden hayatının ilk kıskançlık krizini yaşadı ve yaşattı. O gülü alıp, yerden yere vurdu, yetinmedi, geldi bana da kötü anneee diyerek geçirdi, kılımı kıpırdatmadım, çünkü kriz yaşıyordu. Murat onu da dahil edip verseydi hala kırmızı gül alıyor olacaktım, şimdi ben sevineyim mi yoksa üzüleyim mi bilemedim blog. Gül dediğin, sarı ve mavi yanyana olunca çok anlamlı olur tabe tartışılmaz :P Alt metin okunuyor mudur acep, ya da altını çizeyim mi, neyse kaderime razı olayım o vakit...

Bu arada Berk bir dünya tatlısı, bir canavar... Uyku öncesi hazırlık ve sabah uyanma sıralarında her türlü sabır denemesini üzerimizde uygulamakta.Gerçi bu aralar biraz daha iyiyiz günahını almayayım ama bu durum bile kulağına giderse tersi olmasın diye endişelerdeyim, o pis ispiyoncuyu bulsam görecek gününü, ne zaman aa süper desem biri gidip; "annen mutlu oğlum işkenceye devam" diyor herhalde , Berk anında tavır değiştiriyor, normal insanlar bu duruma anne nazarı ya da kem göz diyebilir ama ben biliyorum bir ispiyoncu var !!! 

Berk kime çekmiş belli, sürekli ayar vermekte. İnadı konusunda ise beni geçtiğini ama hala Murat'a yetişemediğini önemle belirtirim.

Servis şoförüne bir tek Berk, Abduylah Bey diyormuş. Adamcağız Amca demiyor, Bey diyor deyince, ben serzeniş sandım. Çalıştırdım çocuğumu. Sonuç tifsiz Abduylah olmuş. Yerin dibi neresi gördüm ama adamcağız "gülemiyorum anlatırken size ama aslında hoşuma gidiyor" dedi. Tifsiz bizim kullandığımız bir kelime değil, kesin yeni öğrendi ve uyguladı. Denyo deseydi kimden öğrendiği alenen ortada olacaktı ama tifsiz bizim kelimemiz değil desek zaten tipsiz deriz ama demiyoruz. Küfür ederken insanların görünüşüne değil, direkt soyuna sopuna çalışırım insan olarak, benim de bir tarzım var yani...

Ben şu sıralar yine diyetteyim, aaa çok şaşırdınız de mi, hayret pek diyette olmam ama neyse diyetisyene gittim bu kez, en azından aç değilim ama tek yorucu olan, işe hergün yemek, meyve falan taşımak. Aslında doluyken kaplar sabah beni Murat bırakıyor işe, dönüşte boş kapı taşıyorum, e meyve çöpünü işyerinde bırakıyorum :P sonuçta bir ağırlık yok yani kısacık yürüdüğüm ve benim çoğu kez offf amma yürüdüm diye abarttığım yolda ,olsun şikayet etmek gerek olmazsa olmaz....

Bir de Jillian'a başladım, Tuğçe facebookta link vermiş ilgimi çekti, akşamına başladım hareketlere, Allahım iki gün bacaklarımın ağrısını ben bilirim. Haftasonu ara verdim, dün mırın kırın ettim. Bu akşam yeniden devam. Link veremiyorum, işyerinde youtube yasssah, siz Jillian Michaels yazın, 30 günde incelme 1 'i arayın, neyi yaptığımı merak eden için diyorum, yoksa blogu okuyan herkes arayıp bulmak zorunda değil, blog sahibi olarak normalde her bir anlatığımın linkini veriyorum Murat hariç :P ama youtube yassah hemşerim, ne yapalım alla alla ,ara bul hayret bişiy...

Benden haberler bunlar, evliyim, çocukluyum, çalışıyorum, diyetteyim.

Berk'ten haberler; "kötü" demek çok önemli şu sıralar, üzerine Erol Taş gibi gülmek, yok böyle bir gülmek ama, o öyle gülünce, biz dağılıyoruz. Bir de o gülüşü, ben babasına hade be tarzı konuşunca yapıyor ki, neyden zevk alıyor anlamıyoruz, bana göre babasına dayılanmam hoşuna gidiyor, Murat'a göre benim dediklerime mıçıyla gülmenin sesli haliymiş...Olsun sonuçta hepimiz gülüyoruz.

Bir de kelime düzeltmelerimiz var şu sıralar, harbi denyo bu çocuk :)

B: Ayibo alsana bana
N: O ne anneciğim anlat bakayim
B: Ayiiboo sen söyle
N: Ayibo
B: Of anne düzgün söyle
N: Ne bu yenecek birşey mi ?
B: Ebet, ayı
N: Haaa haribo
B: Afelin ayibo

Çok komik ya, onun gibi söylediğimde yanlış buluyor ama kendi söylerken doğru söylediğini sanıyor :)

N: Aloha
B: Ahoha
N: A lo ha
B: Bılavo Nil Kınaycı ödülü hakkettin

der ve hareket bu,



Çok mutlu artık bir gözü açık olarak göz kırpabildiğine :)

Bir de ; sanki, gibi çokça kullandığı ve doğru kullandığı kelimeler.

B: Hayya hayya annem odada yok gibi sanki

B: Hıımm bu yemek deyil şekel  sanki hıımmm ( Zeytinyağlı bamya için dedi ağlamak istedim bir an mutluluktan)


Ben mutfaktayım , Murat ve Berk yatak odasında Berk'in uyuması gerek ama kahkahalar, boğuşma sesleri gırla...

N: Yeter artık ama, kapatın çenenizi, uyku vakti çoktan geçti gürültü yapmayın
B: Biz gülültü yapmıyoluz ki, soybet ediyoluz hayya hayya...

Budur ayar budur...





20 yorum:

  1. :)))İlk üyelerimden sevgili Nil,istesek veririz kiloları demiştin,başarıyorsun da:)Çok eğlenceli bir ailesiniz,anlatma biçimine bayılıyorum.Sevgileyy

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tuba sorma ya başarıyor muyum acaba :))) Ama kaç gün oldu kola içmedim kararlıyım bu sefer :)

      Çoook eğleniyoruz :P Herkes bize komik diyor ben olanı anlatıyorum olduğu gibi sevindim bayılmana :)))) benden de sevgiler...

      Ayrıca ilk üyelere insan hep gülümseyerek bakar onları hep ayrı tutar benim için böyle yani, çok sevindim senin için böyle olmaya :) şimdi seni her gördüğümde hep o samimiyeti hissedeceğim ne güzel ya...

      Sil
  2. Kardo yaz dedik, döşe demedik.yüzbin tane mevzuyu bir posta nasıl sığdırıyorsun pes?
    azimle mıçan duvarı deler kardo. ben sende bu azmi görüyorum. başaracaksın. zira ben diyet deyince beynim onu kıtlık olarak algılamaya devam ediyor.

    Berkim kopardın beni be oğlum.bizimki göz kırpma çalışmalarına başlamadı henüz. ama sakız şişirmeyi ve çekirdek çitlemeyi azmetti başardı. şimdi sırada ıslık çalışmaları var.

    Bılavo yu aldın ya sırtın yere gelmez artık :D
    Öperim sizi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çene ishalim var benim Kardo, hastalık naparsın:)
      Çok azimliyim Kardo, yatarak nasıl zayıflarım onun yolunu bulsam nasıl zengin olurum kim bilir :))

      Bir sorunu kaldı parmakları çalmıyor Berk'in :) Ecem yetenekli öperim kuzumu :)

      Sil
  3. O kucucuk boyyla koca servis soforune Abdullah bey derken dusunuyorum berki ve kopuyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülçin Ablası, küçük deyil Berk'in boyu, küçük olmaya dayanamıyor şu aralar :))))) Bir de yemekhanede görevli Meyek Hanım var :)))

      Sil
  4. Güller sevilir en çok dalındayken.:))

    Berk tatlı şey .Ne güzel ayar çekiyor .
    Alla alla sende hiç anlamıyorsun.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Di mi dalında güzel :) Hayya hayya dediğinde anlıyorum ama ayarı almış oluyorum:)))

      Sil
  5. Ben de hiç sevmem gül şaşırmadım :))
    Murat' ın blogu okumasına çok imreniyordum ya bir şey isterken dikkat etmek lazım be yaw artık bizimki de okuyor, elim kalemime karışıyor yazarken :)
    Devam mı spora helal olsun, nasıl enerjin kalıyor gece, bende yok, affffferim sana. Kilolar çifter çifter uçarak gider bu gidişle...
    Berk' im akıllı oğlum, bamya sevmene ben de çok sevindim, bamya candır. Ayrıca Abdullah bey hitabı konusunda da tebrik ediyorum seni. Kapalı gözünden öperim seni :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İmrenecek başka şey bulamadın mı Ülkerim :))) Gerçi bak ayarsız kalem yukarıdaki posttur ben senin gibi hanfendü olmadığımdan alt metinle ayar veriyorum :P Bi oraları okumuyor nedense :)))

      Kapalı gözünden öpmeye canlı canlı bekleriz:)

      Ben de şaşırmadım:) Hehe bamya harbi candır, hamileyken ve iki hafta evdeyken doğuma yakın, bir kilo ayıklayıp koca göbeeemle pişirken küçücük mutfağımda karnım niye ısınıyor diye düşünürken tencereye değmiştim ya anlattım bunu sana o yemek işte bamyaydı,(gerçi o gün taze fasulye de yapmıştım ama karnımın ısındığı bamyaydı diye hatırlıyorum) sonra yemiştim bayıla ayıla tencerenin yarısını öğlen, diğer yarısını akşam. Berk bamya sevmeyecek te ne sevecek :)))

      Sil
  6. Özlemişim ya, sen yaz böyle. Evlilik yıl dönümünüz kutlu olsun nice sağlıklı mutlu seneler inşallah. Berk'se tam bir şeker, yumulup öpmek lazım her yerinden:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fadişim ben de özledim, döndüm gayrı, şimdi tek tek blogları gezeceğim inşallah, şu işyerinde de bi rahat bırakmıyorlar yayıla yayıla okuyup yorum yazayım, esefle kınıyorum.:P

      Sil
  7. En çok 'blavo Nil kınacı' ya güldüm :) ve tabi fotoğrafına, tek gözü açık tutabilmek için ağız da biraz aralanıyor galiba :)

    Murat kardeşimi takibinden ötürü takdir ediyorum zira biliyorsun bizimki bi yıldır iki kere girdi bloguma! Evde çok söyleniyorum diye bir de yazılı olarak duymak istemiyor mu aceba :)

    Berk bir dünya tatlısı bir canavar demişsin ya, galiba aynısından bizim evde de var, çoğunlukla 'sen olmasan naapardım' dedirtirken, bazen gerçekten kriz geçirtiyor yaptıkları bana ama düşünüyorum da çok garip olurdu her an öyle tatlı olsalar değil mi? her güzel anın hakedilmesi gerekli sanki.

    Diyeti sonuna kadar destekliyorum ama sporu daha çok, kolay gelsin, istediğin kiloya tez zamanda dönüp orda kalırsın dilerim.
    Bir de Berk'in zeytinyağlı bamya için dediklerini okuduğumda ben de ağlamak istedim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Esra Teyzesi zaten o ağız kocaman olduğundan kapanamıyor :))

      Hepsi aynı be Esra'm, bu modeller böyle ,evet ayrıca, bizim bile her anımız aynı mı? Problem anların tutmaması zaten.

      Sorma Esra, dün geri kalan bamyadan koyayım istedim offf ya bu kadar mı değer nazarım yuh bana,dedi ki ben bamya sevmem koyma !!!!!

      Sil
  8. offf özlemişim valla seni okumayı.. ama itiraf edeyim yoruldum bu sefer..
    bizim evlilik yıldönümü hikayemiz daha bir garipti nilim.. eşim "yarın ara özsarı 2 kişilik yer ayırttır iftar için.. " başüstüne efenim cam kenarı mı olsun orkenstra yanımı.. bu nedir ya.. özel sekterimiyim ben.. sonuç mu? seçimi balkondan yana kullandık.. menüde de dünden kalma etli yaz türlüsü :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Konular birikti Sevgi, aslında ileride Berk okusun diye yazıyorum ya atlamayayım istiyorum :)

      Balkon çok iyi bir seçim:))))Nice güzel seneleriniz olsun arkadaşım...

      Sil
  9. Bende gül sevmeyenlerdenim:))Tontalağımda Ahmet bey,Meyek hanım der:))Sıkca bana başarabilirsin annecim der acayip motive eder:))Özlemişim yazılarını işyerinde sıkıntılı günlerin üzerine iyi geldi,nefes aldırdı,güldürdü..Siyam ikizim şu an muhasebede yazabildim bir iki satı işte.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siyam ikizine selam :) Az kaldı Ayla'm. Yerim ben o motive eden tontalağı:)

      Ya bu gülü kim seviyor o vakit :)

      Sil
  10. Ya o kırmızı Gül'ün yanına bir de sarı Gül gelseydi...evlilik yıldönümü falan demez harcardin adamı:))

    YanıtlaSil