Akıl sağlığı olarak hiç de iyi günler yaşamıyoruz, ama umutluyuz, daha bir güçlüyüz ,içimizdeki "direnme" isteği, bugünlerde de "durma" isteği aldı başını yürüdü, yok durdu, aman anla işte çapulcuyuz ! Zaten gavurduk biz, üzerine hem gavur hem çapulcu....
Twitterda yorum yazan her gence, anneemm, yavrum, canım diyesim geliyor, yok yok tutuyorum kendimi...
nil'den berk'e etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nil'den berk'e etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Haziran 2013 Çarşamba
9 Mart 2012 Cuma
ilk aşk...
Baştan söyleyeyim,bugün melankolik hallerdeyim... Dün okul "hadi kadınlar günü bahane,eğlenelim" dedi... Kamber olan tüm analar içmeye gittik.Gece güzeldi.
Bir ara gecenin sonuna doğru, kurum sahibi yanıma oturdu, "ahh dedi, üzüleceksin ama Algın gidiyor, ben de üzgünüm " Ailevi problemlermiş sebep, iki ay falan gideyim demiş, geri gelecek mi, hiç gelecek diye hissetmiyorum şu an. Üzülüyorum...
18 Ocak 2012 Çarşamba
öncelikler...
Sensin benim önceliğim Berk,
ama bazen başka şeylerin önceliğinden değil, mecburiyettendir hareketlerim.Az önce beni aradınız anneannenle, ben iş telefonumda konuştuğum için müşteri ile hatta iş cebimle birine dert anlatıp, dahili telefonumla da depo ile konuşuyordum, meşgule aldım sizi. Konuşma uzun sürdü.Bir daha aradınız açtım.
ama bazen başka şeylerin önceliğinden değil, mecburiyettendir hareketlerim.Az önce beni aradınız anneannenle, ben iş telefonumda konuştuğum için müşteri ile hatta iş cebimle birine dert anlatıp, dahili telefonumla da depo ile konuşuyordum, meşgule aldım sizi. Konuşma uzun sürdü.Bir daha aradınız açtım.
15 Aralık 2011 Perşembe
berk'e (2)
Oğlum ;
Bugün kuzenimin annesinin yani yengemin beyin kanaması geçirdiğini öğrendim. Duruma çok üzüldüm. Yeşim Teyzen, tek çocuk olunca hiçbir şeye yetişemiyorsun dedi. Yine içim içimi yedi.
Zaten sana bazen bakınca, ağlamak geliyor içimden. Hep dua ediyorum, sağlıkla başında olalım. Büyüdüğünü, mezuniyetini, evlendiğini hatta varsa şansımız torunumuzu görebilelim.
Bugün kuzenimin annesinin yani yengemin beyin kanaması geçirdiğini öğrendim. Duruma çok üzüldüm. Yeşim Teyzen, tek çocuk olunca hiçbir şeye yetişemiyorsun dedi. Yine içim içimi yedi.
Zaten sana bazen bakınca, ağlamak geliyor içimden. Hep dua ediyorum, sağlıkla başında olalım. Büyüdüğünü, mezuniyetini, evlendiğini hatta varsa şansımız torunumuzu görebilelim.
2 Aralık 2011 Cuma
berk'e...
Her sabah; en az yarım saat yataktan kalkman için dil döküyoruz. Yalvararak, evet yalvararak üstünü giydiriyoruz. Rica, minnet burnuna sprey sıkıyoruz. Bu da en az 10-15 dakika sürüyor.
Her akşam; en az yarım saat uykuya geçmen için dil döküyoruz.Yalvararak burnuna sprey sıkıyoruz.Sen bebekken, burnuna sprey sıkarken, gık demezdin. "Site vel, site vel " diye, streimarı isterdin. Çocuğuna orantısız güç kullanmak zorunda kalanları anlamazdım. Doktor spreyi sıkma yöntemini, ellerini başının üstünde çapraz hale getirip, küçücük ellerini, tek eliyle tutup, uygulamalı gösterdiydi. İçim ezilmişti. Asla uygulamadım. Sana rica ettim hep. Ama son iki aydır, ızdırap çektiriyorsun. Hayıl hayıl hayıl !!
Her akşam; en az yarım saat uykuya geçmen için dil döküyoruz.Yalvararak burnuna sprey sıkıyoruz.Sen bebekken, burnuna sprey sıkarken, gık demezdin. "Site vel, site vel " diye, streimarı isterdin. Çocuğuna orantısız güç kullanmak zorunda kalanları anlamazdım. Doktor spreyi sıkma yöntemini, ellerini başının üstünde çapraz hale getirip, küçücük ellerini, tek eliyle tutup, uygulamalı gösterdiydi. İçim ezilmişti. Asla uygulamadım. Sana rica ettim hep. Ama son iki aydır, ızdırap çektiriyorsun. Hayıl hayıl hayıl !!
10 Ekim 2011 Pazartesi
kime benziyor ki?
Seneler önce,ben lise ikiye giderken tanıştım babanla...Tabi burada sana,o zamanlar çıktığımız kişilerin yakın arkadaşları pozisyonunda olduğumuzu söylemeyeyim.Babana göre "geçmiş onca yıl,kimseyi aldatmadık" diyor,ama ben "arkadaşımın aşkısın" geyiğinde sürdürüyorum bu durumu.Valla bak o yıllarda iki yakın arkadaştık biz.Ne ilişkiler devirdik,ne hikayeler ama hep birbirimizin hayatında olduk,dost adı altında ve gerçekten o tavırla.Yan gözle bakmadım ben hiç babana,o bakıyordu sanırsım zaten hep yan yan bakar :P
4 Eylül 2011 Pazar
Berk...
Sen doğalı üç yıl olmakta...Bu üç yılı bir şekilde buraya yazmak istiyorum ama nasıl başlayacağım bilmiyorum.
Babanın gayet yavaştan almasıyla 2007 senesinde evlendik.Genel olarak dengesizliklerim bir sürü ,hormonal dengesizliğim de olduğunu söylemişlerdi yıllar evvel,senelerce doğum kontrol hapı kullandım,evlendiğimizde bıraktım.Dediler ki;1 sene geçecek sonra tedaviye başlanacak.6 ay sonra sana hamile olduğumu öğrendim.Yakındaki poliklinikte test sonucunu söyleyen hemşireye nasıl baktıysam,istenmeyen gebelik sanırım demişti.Ben seni istiyordum ama çok çok şaşırdım.Nasıl yani mucize gibiydi.Çünkü doktoruma inanmış epey zorlu bir mücadelenin ardından sana kavuşacağımı düşünüyordum ama sen gelmiştin.
Hiç bir tanıdığın onayını almadan yine aynı poliklinikte bir kadın doktora görünmeye başladım.Kadını çok sevdim ki,jinekolog denince erkek olsun taraftarıydım.Hala öyleyim! Üç hafta geçti,eski tip ultrasonda senin kalbinin atmadığını söylediler.Bir an evvel gebeliği sonlandırmalıymışız.Ertesi güne randevu verdiler.Dünya başıma yıkılmıştı,dolmuşla işe giderken öyle çok ağladım ki,herkes bana bakıyordu.Baban tek kelime etmedi.Çok üzüldük.İşe vardığımda,kızlar ön ayak oldu başka bir doktora git dediler,hatta kızdım,kırdım onları.Ama ikna oldum.Tavsiye üzerine Mitra'daki Ali Özdemir'e gittik. 4 boyutlu ultrasonda bana kalbini dinletti.Şok oldum.İstemiyor musunuz diye sordu.Çok şaşkındım,oraya gitmesem seni... off düşünmek bile istemiyorum.
İlk başlarda sorunlu geçti hamileliğim.Bir gün Ali Bey bana,"isim düşündün mü ,zorlu bir bebek,sağlam olacak kişiliği,sana nasıl tutundu dedi.Cinsiyetin babana ve Ali Bey'e göre belli olduğunda,ben zaten biliyordum.Yıllardır biliyordum.Çok komikti,Ali Bey cinsiyeti öğrenmek ister misin dedi,ben biliyorum dedim.Erkek dedim.O da baktı baktı,fazlalığı var dedi.Öyle bir doğruldum ki,ikiz sandım.Oysa ki,senin için şu sıra en önemli olan şeyden,pipindin bahsediyormuş.
O sıralarda,"Hatırla Sevgili" diye bir diziyi tutkunluk derecesinde bağlı olarak izliyordum."Deniz" isimli karekteri oynayan oyuncu Berk Hakman'dı.Berk ne demek diye nete baktım,şaka gibiydi."Güçlü,sağlam" demekmiş.İlk anlamı buymuş.Adın Berk oldu.
Bayramları hiç sevmem ben.Sezeryanla doğumuna karar verildi,arife günü gittik hastaneye,doğumgününü ayrı severim,sayende o bayram ziyaretlerden kurtulacağım diye çok sevinmiştim ama tabi herkeslerin bize geleceğini düşünmemiştim:))) Evet arife günü doğdun.Israrla Arif Berk diye hitap eden akrabaların var tabi:) Haa bir de deden sana Ali Berk diyor.Sen Berk'sin...Sadece Berk:)
Not: Tüm aile,o kadın doktoru şikayet etmemi istedi.Ben yapmadım,çünkü onu sevdim.Yakın bir arkadaşıma göre;bu da bir Nil klasiği ama ne bileyim,kadının değil ultrasonun suçu.Tamam biliyorum,biliyoruuum.Etmedim alla alla.Eti'ye stickslerin niye antep fıstıklı bitteri yok diye günlerce yazsam da,o kadını şikayet etmedim.
Babanın gayet yavaştan almasıyla 2007 senesinde evlendik.Genel olarak dengesizliklerim bir sürü ,hormonal dengesizliğim de olduğunu söylemişlerdi yıllar evvel,senelerce doğum kontrol hapı kullandım,evlendiğimizde bıraktım.Dediler ki;1 sene geçecek sonra tedaviye başlanacak.6 ay sonra sana hamile olduğumu öğrendim.Yakındaki poliklinikte test sonucunu söyleyen hemşireye nasıl baktıysam,istenmeyen gebelik sanırım demişti.Ben seni istiyordum ama çok çok şaşırdım.Nasıl yani mucize gibiydi.Çünkü doktoruma inanmış epey zorlu bir mücadelenin ardından sana kavuşacağımı düşünüyordum ama sen gelmiştin.
Hiç bir tanıdığın onayını almadan yine aynı poliklinikte bir kadın doktora görünmeye başladım.Kadını çok sevdim ki,jinekolog denince erkek olsun taraftarıydım.Hala öyleyim! Üç hafta geçti,eski tip ultrasonda senin kalbinin atmadığını söylediler.Bir an evvel gebeliği sonlandırmalıymışız.Ertesi güne randevu verdiler.Dünya başıma yıkılmıştı,dolmuşla işe giderken öyle çok ağladım ki,herkes bana bakıyordu.Baban tek kelime etmedi.Çok üzüldük.İşe vardığımda,kızlar ön ayak oldu başka bir doktora git dediler,hatta kızdım,kırdım onları.Ama ikna oldum.Tavsiye üzerine Mitra'daki Ali Özdemir'e gittik. 4 boyutlu ultrasonda bana kalbini dinletti.Şok oldum.İstemiyor musunuz diye sordu.Çok şaşkındım,oraya gitmesem seni... off düşünmek bile istemiyorum.
İlk başlarda sorunlu geçti hamileliğim.Bir gün Ali Bey bana,"isim düşündün mü ,zorlu bir bebek,sağlam olacak kişiliği,sana nasıl tutundu dedi.Cinsiyetin babana ve Ali Bey'e göre belli olduğunda,ben zaten biliyordum.Yıllardır biliyordum.Çok komikti,Ali Bey cinsiyeti öğrenmek ister misin dedi,ben biliyorum dedim.Erkek dedim.O da baktı baktı,fazlalığı var dedi.Öyle bir doğruldum ki,ikiz sandım.Oysa ki,senin için şu sıra en önemli olan şeyden,pipindin bahsediyormuş.
O sıralarda,"Hatırla Sevgili" diye bir diziyi tutkunluk derecesinde bağlı olarak izliyordum."Deniz" isimli karekteri oynayan oyuncu Berk Hakman'dı.Berk ne demek diye nete baktım,şaka gibiydi."Güçlü,sağlam" demekmiş.İlk anlamı buymuş.Adın Berk oldu.
Bayramları hiç sevmem ben.Sezeryanla doğumuna karar verildi,arife günü gittik hastaneye,doğumgününü ayrı severim,sayende o bayram ziyaretlerden kurtulacağım diye çok sevinmiştim ama tabi herkeslerin bize geleceğini düşünmemiştim:))) Evet arife günü doğdun.Israrla Arif Berk diye hitap eden akrabaların var tabi:) Haa bir de deden sana Ali Berk diyor.Sen Berk'sin...Sadece Berk:)
Not: Tüm aile,o kadın doktoru şikayet etmemi istedi.Ben yapmadım,çünkü onu sevdim.Yakın bir arkadaşıma göre;bu da bir Nil klasiği ama ne bileyim,kadının değil ultrasonun suçu.Tamam biliyorum,biliyoruuum.Etmedim alla alla.Eti'ye stickslerin niye antep fıstıklı bitteri yok diye günlerce yazsam da,o kadını şikayet etmedim.
3 Eylül 2011 Cumartesi
başlarken...
Bugün 3 Eylül 2011,dokuz günlük bayram tatilinin bitmesine bir gün kaldı.
Oğlum bu ayın sonunda 3 yaşını dolduracak,ben "geç kaldım artık başlanmaz" diye düşünüyordum,hatta bir ara niyet ettim geçen sene ama o zaman da eşim "direkt kamera koyalım eve yorulma, ne yaptık ne ettik anlatmaya" dedi.Çok dinlerim kendisini :)
Başladım çünkü; bu bayram tatilinde, Yeliz'in önerisi olan bir kitap sitesinden, aldığım kitapların ikisi beni çok etkiledi.İskender ve K.Ç.S.A önerisi ile Kürk Mantolu Madonna...Bu sebeple bu blog yazılmaya başlandı.Bu iki kitabın bende yarattığı etkiyle...
Oğlum; belki beni yazdıklarımdan daha başka tanırsın,sanacağından emin olduğum deli bu deyip geçmezsin ,belki de vay beee zırdeliymiş dersin:)
Şimdi yapmam gereken; senin üçüncü doğumgününden önce bu üç yılı anlatabilmek...
Çok detaycıyımdır ama söz veriyorum kendi doğumumdan başlamayacağım
Unutmadan niye "nilberk" ? Nil ve Berk ama ikimizden,aslında üçümüzden (baban bende saklı) , oluşan başka bir dünya,başka bir duygu.Benim sana hissetiklerimi asla anlatamıyacağım gibi işte nilberk...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)